www.pctk.com.tr
+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 46 Sayfa var
1 2 3 4 11 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 455

Konu: Edebiyat la ilgilenenler.. şiirlerimizi hikayelerimizi paylaşalım..

  1. #1
    suskun.. aleyli seçkin bir yolda olduğunu belli aleyli seçkin bir yolda olduğunu belli aleyli seçkin bir yolda olduğunu belli aleyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15-06-05
    Bulunduğu yer
    Eskişehir
    Yaş
    25
    Mesajlar
    912
    Downloads
    3
    Uploads
    0
    Blog Girişleri
    2
    İtibar Gücü
    73

    Edebiyat la ilgilenenler.. şiirlerimizi hikayelerimizi paylaşalım..

    Kalabalik içinde yalniz biri, sen.

    Yoksun!

    Kaybolursun kalabaligin içinde, yok olursun tuhaf bir serseri gibi...
    Umursamazsin belki insanlarin üzerine gelmesini. Hatta bazen çok ilginçtir,
    kahkahalarinla gülersin komik geldiginden mi bilinmez. Ölümden kaynaklanir belki
    de yasayamamaktan doya doya!

    Rüyalarinda düsler görsen, rüyalarinda gerçekleri gerçekten hissetsen
    kisaca ayaktayken yatsan uykuya, bilinir mi gerçekler? O zaman belki de islak
    düsler resimlerde kalir, belki de kalmaz... Bilinmez ki dimi? Ama birseyi çok
    iyi bilirsin. Oradasindir! Kalabalik içerisinde yasayan bir serseri. Bazen
    birilerinin seni tutmasini, yardim etmesini beklersin düsmeden hemen önce, bazen
    de yaklasanlari, sicak davrananlari görür, hisseder; kaç benden dersin. Git!
    Uzaklas!

    Fisilti gibi gelen merhabalara yeni bir tanesi eklenir ve hâlâ
    dimdiksindir , boynu egiklerden degil!

    Her sey yolunda dersin, günes yakmaya , insanlar sikistirmaya devam eder.
    Bir ara güzellikler parildar ama bazen de söner. Asktir belki bu. Yolda devam
    edersin yürümeye ve bir AN..... yollar ayriliverir. Tekrar tut beni dersin, tut
    beni! içinde patlamaya hazir balondan bahtiyar, yalanci kimlikleri hayatin ve
    kosup kaçmaya baslayan insan, sen!....

    Bazen her sey doruk noktasina ulasir ve durursun.. Karsinda birini
    farkedersin aniden. Düsünürsün. Hiç yolda olmayan biridir, bir anda kendini
    bulursun onun yolunda veya o seni bulmustur senin yolunda. Bir ucunda sen bir
    ucunda o. Ortada bulusalim dersin ama ne yol vardir ne de hayatin dogrulari o
    anda.

    Fisilti bir merhabayla baslar ve elvedayla biter...

    Günes yakmaya devam eder. Herseyi çikarir, istenmezleri ativerirsin
    üzerinden. Sev beni dersin. Sev beni, hiç kaçirmadan gözlerini sev beni. Anla
    beni dersin. Günesin yakisini , ayçiçeklerinin boyunlarini günese çevirmelerini
    izlersin... Kirilmayi hak etmedim ben dersin. Kirilmamaliyim!

    ama....

    Bu kalabalik içerisinde senin gibi olan biri daha vardir, gözlerini senden
    hiç ama hiç kaçirmayan biri. Önce göremezsin onu. Ya da görürsün ama dikkat
    etmezsin. Sonra düsünürsün. Kalabaligin içinde yalniz bir serseri dersin ona,
    belki de lüzumsuz biri. Gelisimi anlayamazsin, degisimi oldugu gibi... ama
    kimbilir belki de anlarsin... iste o zaman akliselim gezmeye gitmistir.
    bilemezsin ki.. Anlayamazsin onu. Anlayamazsin onun hissettiklerini, ya da
    anlarsin ama tahmin edemezsin, kendi hissettiklerini.

    Sev beni diyeni anlayamazsin, seni sevmeyeni anlayamadigin gibi.

    Kalabaligi olusturan tüm yalnizlar hep bir araya gelir, monotonluk artik
    yok derler! Yarinlardan, geleceklerden bahsederler, güzelliklerden bahsederler.
    Haykirirlar. Söylenenler, bilgiler, sevgiyle eyleme dönüsür. Zaten öyle degil
    midir? Bilgiler eyleme sevgiyle dönüsmedigi sürece sifirdirlar.

    Günesin, aydinligin bu büyük zaferinden karanlik korkar, kaçar gider baska
    karanliklara. Tutulamaz sensizligin mahçuplugu. Sessizlik rahatsiz eder, kendini
    zavalli, suçlu hissedersin belki de... dayanamazsin mantigin direnisine ve iste
    o an! Düsledigin andir belki de...
    ''Hep Kardeş Olacak Değiliz Ya Yaşasın Halkların Sevgililiği..''

  2. #2
    cehenneme hoşgeldiniz ..kırmızı.. şu anda hala yazılabilecek temiz bir sayfası var ..kırmızı.. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09-02-06
    Bulunduğu yer
    bakırköy
    Yaş
    23
    Mesajlar
    1.124
    Downloads
    14
    Uploads
    0
    İtibar Gücü
    65
    DÜNYANIN EN BÜYÜK DENGESİZİ
    Sıkı durun, birazdan okuyacağınız bu çok özel şahsiyet sadece kitaplarda rastlanabilecek türden. İddia ediyorum, böylesini görmüş olamazsınız.
    Bu yazıdyı okuduğunuz süre boyunca YUHH, ÇÜŞŞ, OHA, YOK ARTIK gibisinden argo kelimeleri kullanmak zorunludur. Uyarmadı dedmeyin!
    Tarih: 8 Mart 2005
    Saat 23:42
    Suzi nin telefonuna bilinmeyen bir nımaradan geleb msj aklını karıştırmaya yeter.
    "Dünya kadınlar günü kutlu olsun"
    "Anaa! Bu da ne ya gibilierinden afalladı. Yani bu saatte, ilk kez kadınlar günü kutlanıyo, yerinded bi afallama.
    "Saol da sen kimsin" cevabının meçhul şahsa gitmesiyle olaylar da başlar. Artık Suzi her an şaşırıp şok olmaya hazır bi döneme doğru adım atmaktadır...
    Mesaj a cvp alamayınca Suzi daha da meraklandı, ee insanoğlunu bilirsiniz... Merak hamurunda vardır, hele söz konusu kızlar oldu mu sormayın gitsin...
    Bir hafta sonra tekrar faili meçhulmsj geldi Suzi ye; "Nasılsın güsel kıjj, sen beni tanımıyon ama ben tanıyom, seni çok beğeniyom" Yeni yeni yatışmaya yüz tutmuş olan merak duyguları tekrar kabardı talihsiz kızımızın,
    " İyi de kardeeşim, adın yokmu senin? beni nerden tanıyon?"
    (çüşşş zamanı) cevaba bakın
    " sanane be! Amma meraklı şeysin sen! arama beni.."
    Aaaa aa hem kendi arıyo, hem de şu yaptığına baksanıza...!


    Bu aolayın üzerinden beş ay geçti, Suzi cephesinde her şey unutulmuşken tekrar tel ine gelen msj lan merak duygusu had saffaya sıçrayıverdi;
    "Yaa ben seni hiç hatırlamıyom, gördüğümde nasıl taniiicaaaaam"
    Suzi nin merakını yanına bir de sinir yerleşti bu olayla.
    "Kardeşim delimisin, rol mü yapıyosun, manyak mısın sen be!"
    Bu dengesizin verceği cvp ı bi tahmin edin dedmek istesem de yapamam bunu. ( cık, uğraşmayın hiç, tahmin edemezsiniz)
    "ahhh güselim, sana aşığım ama hatırlamıyom ki, görüşelim mi nooluuur"
    Suzi sırf bu manyağa haddini bildirme, kendi sinirini de yatıştırmk için hiç tanımadığı birine randevu verdi! Her ne kadar kendine inanamasa da yaptı bunu işte.
    Ertesi gün görüştü onunla. tahmin ettiği gibi manyak biri değildi Suat. Gayet iyi konuştular havadan sudan.. Sonra da uzun zamandır tanışıyomuş gibi arkadaşça ayrıldılar.
    Suzi o kadar sinir yaptığı için kendi kendine gülümsedi. Derkeen ne kadar yanıldığının delili olan bir msj geldi;
    "Bak kızım, ben çok ukala, kendini beğenmiş biriyim. Hiç bişeyi beğenmem...."
    Kızın beyninden "ne alaka yaa" diye düşünceler geçerken bi tane daa ÇÜŞŞŞ zamanı geliyordu.
    "Senin gibi havalılarla işim olmaz! Sakın karşıma bir daha çıkma aptal kız!"
    "Allah allaaah bu ne şimdi! En iyisi muhattap olmamak dengesizle...Baksana konuşurken nasıl, yolladığı msj lar nası, manyak heralde, en iyisi hiç bulaşmamak" diye aklından geçirerek konuyu kapattı. Hayatına devam....


    Suzi, hayatına kaldığı yerden yoğun bi şekilde dedvam edeken gene tükezledi. nasıl mı? OHAA,YOK ARTIK kelimeler zincirinin başladığı andır bundan sonra.
    "Suzi, aşığım sana, unutamıyom ya, aklımdan çıkmıyosun, neden aramıyosun" GÖNDEEREN;N suat
    "Bu kesin dengesiz,evet evet manyağın teki, hem durup dururken arama diye azarlıyo , hem de peşimi bırakmıyo! hayır Suzi, deliyle deli olma, sakin ol, kendime gel,sen akıllı bir kızsın" telkinleriyle zor tuttu kendini ve hiç bulaşmadı. hayatına deva...


    O msj dan sonraki akşam, ufak bir kasabada çeken yegane radyoda, miletten gelen msj ları bozuk türkçesiyle okumaya çalışarak kendisine DJ ünvanı veren şahsın ağzında dökülenler Suzi yi şaşırttı!
    "Ben Suzi, sıradaki şarkıyı yüzüstü bırakıp gittiğim Suata armağan ediyorum"
    KIZZ Bİ DEE UTANMADAN SÖYLÜYOOOONMUUU ( bu son cümle DJ müsveddesine ait)
    Artık iyice kontrolden çıkan Suzi telefona adeta saldırarak arar Suat ı;
    " ooolum manyak mısın ! ne benim adıma radyoya msj yolluyon, salak! düş yakamdan artık!" Zavallım sinirden eli ayağına dolaşmış bi şekilde " Allah ım, ne suç işledim de bana böyle bi ceza verin yaaa" diye isyan etti.
    Üç gün sonra hiç bişeygibi pişkince Suat tekrar msj yolladı;
    "Naaber Suzi"
    "...." Tabii ki cvp gitmedi ama Suat tan 2. msj geldi.
    "Hayatın nası gidiyo, özledim seni.."
    Suzi nin duygularını anlatabilmek ne mümkün! artık hiç kaale almıyo kızcağız hislerini kaybetti...
    Bu msj lardan 3 gün sanra Suzi nin artık duymaya tahammül edemediği o ses;
    DIIIIT DIT ! DIIIT DIT !
    "Off Allah ım yine o mu ?" diye korka korka tel ine alan suzi nin bu kez gözleri döndü.
    "Kızım sen hasta mısın ? Ben niye senin adına şarkı istiim salak şey..."
    Suzi nin o an aklından geçenler aynen şöyleydi;
    "eve! Şimdi çpk iyi anlıyorum, demek ki insanlar böle katil oluyolarmış! Nerdeesinnn lannn Suat mısın nesinnn! Öldürücem lann seniii nerdesiiiiinnnnn!"
    NOT: Abarttığımı düşünebilirsiniz, inanılır gibi olmadığından haklısınız, ama sizlei temin ederim bu olay tamamen gerçektir! hayal ürünü değildir! Tanrım! Ve ne yazık ki bu numunelik dengesiz halen aramızda dolaşmaktadır!!!!
    saltanatın kestiği kelle gibiyim huzura çıktığım hikayelerde mesafemi bildim de çözümsüzdm şekilde

  3. #3
    sikloaklatetradien neezziihh seçkin bir yolda olduğunu belli neezziihh seçkin bir yolda olduğunu belli neezziihh seçkin bir yolda olduğunu belli neezziihh - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13-01-06
    Bulunduğu yer
    izmit<>istanbul
    Mesajlar
    1.667
    Downloads
    161
    Uploads
    0
    İtibar Gücü
    68
    Kımse farkında deyıl sevgıye ne kadar ac oldugunun.
    bırkezde benım gozlerim le bak dünyaya,herkes öle iyi herkes öle masum ki.

    İstemeden ölesine sevdimki seni,kime baksam sana sarılıp seninle uyumak istiyor.
    Bırak geleyim,sadece ben deyilbenım le birliktekimsesiz,sevgiye muhtac onca insan...
    Seni görmek,sana sarılmak istiyor bütün bu hayat!

    Kapattın biliyorum.
    Biliyorum deminden beri kendi kendimle konuşuyorum ben.
    Bu gece, yarın,sonraki günler sen olmayacaksın.Telefon hep kapalı olacak.

    Oysa birkez görüp donecektim evime.Birkez görüp....

    Bu gece, yarın,sonraki günler... Telefon kulübelerinde yine kendım le konusacağım.
    Artık gecelerıde evde oturamayacağım. duvarlar üstüme gelecek.
    Yollarda bir başıma dolaşacağım...
    Nereye gitsem,nereye baksam seni göreceğim. Ama sen olmayacaksın......

    Kader & Kısmet

  4. #4
    Aktif Üye+ soniqueizm şu anda hala yazılabilecek temiz bir sayfası var soniqueizm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02-11-06
    Bulunduğu yer
    İzmir,Minsk
    Yaş
    22
    Mesajlar
    327
    Downloads
    0
    Uploads
    0
    İtibar Gücü
    51


    Bir gün,alip başimi gideceğim
    Toprağin,suyun,yeşilin, kokusunu hissedeceğim
    Havayla butunlesip yagmur olup düşeceğim
    Cicekler açıp,rüzgarlara türkü söyleyeceğim
    Bir gün bir yildiz olup geceye gülümseyeceğim
    Kuşlarin kanadinda tüy olup uçucak
    Ağaçlarin gövdesinden,denizin derininden
    Sabahin çiğinden,gözlerinin derininden
    Aklinin bir köşesinden
    Yüreğinin sesinden senin için geleceğim.


    BEN BENİ UNUTSAM DA,SENİ HİÇ UNUTMAYACAĞİM…
    Лучше смерт славная , чем жизнь позорная.


    Her insan doğduğu an ölmeye başlar...

    Dost dediğin matematiksel olmalı, sevinci çarpmalı, üzüntüyü bölmeli, geçmişi çıkarmalı, yarını toplamalıdır!!!

  5. #5
    gayrimüdavim üye:)) pürkusur şu anda hala yazılabilecek temiz bir sayfası var pürkusur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06-10-05
    Bulunduğu yer
    Dengeleri alt üst edenlerin kahkalarıyla inleyen bir dünyada...
    Yaş
    26
    Mesajlar
    117
    Downloads
    0
    Uploads
    0
    İtibar Gücü
    66
    HAYAT FİLMİ
    Hayat bir filmden ibaret,fakat hayat filmi çok uzun gibi görünse de kısacık bir zaman diliminde gerçekleşiyor.Bu hayatta herkes kendi filmini oynuyor ,herkes kendi filminin başaktörü ve herkes kendi filminden sorumlu.İkinci hayat ddiğimiz ahiret hayatında,çevirdiğimiz bu filmlerin hesabını vereceğiz.Kim iyi bir film çıkarabilmişse ve rolünü ilahi emirlere uygun olarak oynayabilmişse o aktör nobel ödüllerinin bile yanında sönük kalacağı cennet ödülünü almaya hak kazanacaktır.Nobel ödülünden çok daha değerli olan ,hatta ve hatta nobel ödülüyle kıyaslanamayacak kadar değerli olan bu ödülü kim almak istemez ki....

    YALNIZ ADAM
    Saçmalıklar ülkesinde yalnız adamı oynuyorum.Tek başıma dehlizlerden geçiyorum aldırmadan yalnızlığıma...
    “Şu koskoca dünyada benden yalnız kim var ki?”diye soran birine hiç tereddütsüz “ben varım” demek geliyor içimden.Düşünüyorum acaba ben gerçektn yalnız mıyım?Hiç tanımadığım bir ses:
    -Yalnız değilsin,sen Rabbinin hiçbir kulunu başıboş bırakacağını düşünebilir misin?diyor.Nereden geldiğini bilemediğim bu sese cevap veriyorum:
    -Hayır
    O zaman sen yalnız değilsin.Aniden yatağımdan fırlıyorum ve son söz kulaklarımda çınlıyor “Yalnız değilsin”.Gözyaşlarıma engel olamıyor ve Allah’a şöyle münacaatta bulunuyorum:
    -Yüce Rabbim şu aciz kulun seni bir an gaflette bulunup unuttu da sen Onu unutmadın.Bana yalnız olmadığımı hissettirdin.Ne olur bir daha yalnızlık hissine kapılmama izin verme Allahım.(Amin.)
    Konu pürkusur tarafından (07-12-06 Saat 15:40 ) değiştirilmiştir.
    İnsanların akılalmaz tavırlarını sana havale ediyorum Allahım

  6. #6
    nişanlı üye . )) Misspolim şu anda hala yazılabilecek temiz bir sayfası var Misspolim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06-03-06
    Bulunduğu yer
    Beni bende demen bende değilim Bir ben vardır bende benden içeru
    Yaş
    24
    Mesajlar
    488
    Downloads
    3
    Uploads
    0
    İtibar Gücü
    61
    Alıntı pürkusur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    HAYAT FİLMİ
    Hayat bir filmden ibaret,fakat hayat filmi çok uzun gibi görünse de kısacık bir zaman diliminde gerçekleşiyor.Bu hayatta herkes kendi filmini oynuyor ,herkes kendi filminin başaktörü ve herkes kendi filminden sorumlu.İkinci hayat ddiğimiz ahiret hayatında,çevirdiğimiz bu filmlerin hesabını vereceğiz.Kim iyi bir film çıkarabilmişse ve rolünü ilahi emirlere uygun olarak oynayabilmişse o aktör nobel ödüllerinin bile yanında sönük kalacağı cennet ödülünü almaya hak kazanacaktır.Nobel ödülünden çok daha değerli olan ,hatta ve hatta nobel ödülüyle kıyaslanamayacak kadar değerli olan bu ödülü kim almak istemez ki....

    YALNIZ ADAM
    Saçmalıklar ülkesinde yalnız adamı oynuyorum.Tek başıma dehlizlerden geçiyorum aldırmadan yalnızlığıma...
    “Şu koskoca dünyada benden yalnız kim var ki?”diye soran birine hiç tereddütsüz “ben varım” demek geliyor içimden.Düşünüyorum acaba ben gerçektn yalnız mıyım?Hiç tanımadığım bir ses:
    -Yalnız değilsin,sen Rabbinin hiçbir kulunu başıboş bırakacağını düşünebilir misin?diyor.Nereden geldiğini bilemediğim bu sese cevap veriyorum:
    -Hayır
    O zaman sen yalnız değilsin.Aniden yatağımdan fırlıyorum ve son söz kulaklarımda çınlıyor “Yalnız değilsin”.Gözyaşlarıma engel olamıyor ve Allah’a şöyle münacaatta bulunuyorum:
    -Yüce Rabbim şu aciz kulun seni bir an gaflette bulunup unuttu da sen Onu unutmadın.Bana yalnız olmadığımı hissettirdin.Ne olur bir daha yalnızlık hissine kapılmama izin verme Allahım.(Amin.)
    pür yazılarını çok beğeniyorum...çok derin manalar içerdiğine inanıyorum..devamını bekliyorum...geleceğini biliyorum
    Aşkına talibim Ey Yar...
    Söyler misin ne olur;
    Vusladım'a daha ne kadar var?



    Yaren'e yar ol ki sevgilin Mevla olsun,,
    diken değil gül ol ki aşığın bülbül olsun,,

  7. #7
    gayrimüdavim üye:)) pürkusur şu anda hala yazılabilecek temiz bir sayfası var pürkusur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06-10-05
    Bulunduğu yer
    Dengeleri alt üst edenlerin kahkalarıyla inleyen bir dünyada...
    Yaş
    26
    Mesajlar
    117
    Downloads
    0
    Uploads
    0
    İtibar Gücü
    66
    Alıntı Misspolim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    pür yazılarını çok beğeniyorum...çok derin manalar içerdiğine inanıyorum..devamını bekliyorum...geleceğini biliyorum
    Güzel düşüncelerin için teşekkür ederim Miss,senden de beklerizHüsnüzannınıza layık olmaya çalışacağım
    İnsanların akılalmaz tavırlarını sana havale ediyorum Allahım

  8. #8
    SaKıNcALı üYe .. SaiS şu anda hala yazılabilecek temiz bir sayfası var SaiS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27-08-06
    Bulunduğu yer
    YüReĞiMiN gÖtÜrDüĞü yErDE.idi eskiden.
    Mesajlar
    618
    Downloads
    0
    Uploads
    0
    İtibar Gücü
    55
    Binmediğim hiç bir otobüs
    Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde
    Gittikçe azalıyor hayat
    Neyi erken yaşadıysam
    Hep ona geç kalıyorum
    Sana göçüyorum her sonbahar
    Yolların çıkmıyor aşkıma
    Unuttuğun yağmurların adı saklımda
    Seni içimden terk ediyorum

    Susmaktan yoruldum
    Kuşlar ve şarkılar bu şehri terk edeli beri
    Efkar demliyorum gözlerimde
    Yaşlarımı, yanağıma varmadan öldürüyorum
    Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi
    Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp
    Seni içimden terk ediyorum

    Ne unutacak kadar nefret ettin
    Ne hatırlayacak kadar sevdin
    Yıkık bir duvar kadar bile pişman değilsin biliyorum
    Beni hep bulmamak için aradın
    Yanılgımdın
    Yandığımdın
    Yangındın

    Sensizliğe yenilmek
    Sana yenilmekten zor olsa da
    Ardımda bir sürü 'belki'ler bırakarak
    Seni içimden terk ediyorum

    Şimdi
    İçimizde öldürülecek bir anı bile bulamayan
    İki yarım kaldık
    Tamamlayamadık bizi
    Elinden tutmadın yalnızlığımın
    Saçlarımı da uzaklarına gömdün

    İçimin mavisi senin okyanusundandı
    Al!Geri veriyorum.
    Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun
    Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim
    Sana bensizliği terkediyorum

    'Yarime uzanmayan bütün dallarım kırılsın'demiştin giderken
    Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi?

    Ne tuhaf değilmi?
    İçimi acıtanda sendin
    Acımı dindirecek olanda
    'Ya öldür beni'dedim
    Ya da git benden
    İçi bulanık bir sevdanın ucunda
    Seni kaybettim
    Aldırmadın aldırmalarıma
    Bir gecede yakıp yarini
    Şafaklara sattın ihanetini
    Külüme basanlar bile utandı yaptığından
    İşte soluk bir ömrün son nefesi

    Benden
    İçimden
    Terkediyorum
    KAHRAMAN TAZEOĞLU
    Büyümüştür artık; tek başına keşfettiği bu seyir aleminin, tek başınalıktan kurtulmanın yolu olmadığını görecek kadar

  9. #9
    SaKıNcALı üYe .. SaiS şu anda hala yazılabilecek temiz bir sayfası var SaiS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27-08-06
    Bulunduğu yer
    YüReĞiMiN gÖtÜrDüĞü yErDE.idi eskiden.
    Mesajlar
    618
    Downloads
    0
    Uploads
    0
    İtibar Gücü
    55
    Bir yerlerde tıkanıp kaldıysa hayat, soluk almak güçleştiğinde,Yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını,Dağlara dönmeli yüzünü insan.Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak;Yeni insanlarla tanışmalı, yeni kesifler yapacak....Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa,Gerçekleştirmeyi denemeli!Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını;Zamanın bir nehir, kendisinin bir sal olup da,O dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı.Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler,Her aksam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa,Değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri;Küçük şeylerle başlamalı belki; örneğin, bir kaç durak önce inipServisten, otobüsten; yürümeli eve kadar, yüreğine takmalı güneş gözlüklerini;Gördüğünü hissedebilmeli!Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce,Değerli olabilmeli hayat!İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için!Başkasının yerine koyabilmeli kendini;Ağlayan birine "gül", inleyen birine "sus" dememeli!Ağlayana omuz, inleyene çâre olabilmeli!Şu adâletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı;Sevgisiz, soysuz kalarak!Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden,Derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine...Güneşin doğusunu seyretmeli arada bir, seher yeliokşamalı saçlarını...Karda yağmurda sevincine, coşkusuna;Fırtınada boranda öfkesine, isyanına ortak olabilmelidoğanın!Bir çocuğun ilk adımlarında umudu; bir gencin düşlerinde geleceği;Bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli!Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi,Mutlu etmeden mutlu Olmayı beklememeli!Ama küçük, ama büyük; her hayal kırıklığı, her acı;Bir fırsat yaşamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için; kaçırmamalı!Çünkü; hiç düşmemişsen, el vermezsin kimseye kalkması için,Hiç çâresiz kalmamışsan, dermanı olamazsın dertlerin;Ağlamayı bilmiyorsan, neşesizdir kahkahaların;Merhaba dememişsen, anlamsızdır elvedaların...Ne, herkesi düşünmekten kendini, ne kendini düşünmekten herkesiunutmamalı!Bilmeli çok kısa olduğunu hayatın; hep vermek ya da hep almak için...Sadece, anlatacak bir şeyleri olduğunda değil,Söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli!Aklı ve kalbiyle katılabilmeli sohbetlere...Hafızası olmalı insanın; hiç değilse, aynı hataları,aynı bahanelerletekrarlamaması için!Soruları olmalı, yanıtları bulmak için bir ömür harcayacak!Dostları olmalı, ruhunun ve zihninin sınırlarını zorlayacak!Herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi;Ama, kapasitesi sınırlı olmalı yüreğinin ki, hakkını verebilsin sevdiklerinin;Zaman bulabilsin;Bir teşekkür, bir elveda için...Yaşam dedikleri bir sınavsa eğer;Asla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmekten;Ama, herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini de farkedebilmeli insan!Tıpkı, her şeye sahip olamayacağı gibi...Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı...! *
    Büyümüştür artık; tek başına keşfettiği bu seyir aleminin, tek başınalıktan kurtulmanın yolu olmadığını görecek kadar

  10. #10
    İhtiyar Delikanlı SARSALA şu anda hala yazılabilecek temiz bir sayfası var SARSALA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02-08-05
    Bulunduğu yer
    İst.
    Yaş
    3
    Mesajlar
    191
    Downloads
    0
    Uploads
    0
    İtibar Gücü
    68
    En sevdiğim şairlerden Biri olan Orhan Velini Hayatı ve Bazı şiirleri
    Orhan Veli Kanık
    1914-1950

    HAYATI
    İstanbul'da doğmuştur (1914) . Cumhurbaşkanlığı Bando Heyeti şeflerinden Veli Kanık'ın oğludur. İlk öğrenimini Galatasaray Lisesi'nin ilk kısmında yapmış, dördüncü sınıfı burada tamamlamış (1925) , ilkokulu Ankara'ya gittikleri için Gazi İlkokulu'nda bitirmiştir (1926) . Daha sonra Ankara Erkek Lisesi'ne yatılı girmiş, burayı bitirdikten sonra (1933) İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümüne girmiştir. Ancak Fakülte'yi bitirmeden Ankara'ya dönmüş (1936) , PTT Genel Müdürlüğü Telgraf İşleri Reisliği Nizamlar Bürosu'na memur olarak girmiştir. Daha sonra askere gitmiş (1942-1944) , terhis olunca da Milli Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu'na girmiştir. Reşat Şemsettin Sirer'in Milli Eğitim Bakanlığı'na getirilmesi üzerine, Bakanlığa egemen olan 'tutucu havaya uyamayacağını anlayarak' görevinden istifa eder. Türk yazınında olduğu kadar dönemin düşünce yaşamında da önemli yeri ve etkisi olan Yaprak dergisini yayımlamaya başlamış (1 Ocak 1949) ,28 sayı çıkarmıştır. Oktay Rıfat ve Melih Cevdet Anday'la birlikte, Nâzım Hikmet'in serbest bırakılması için üç gün açlık grevi yapmış (1950) , eylem geniş yankı uyandırmıştır.

    Ankara'da bir gece sokakta Belediye'nin açtırdığı bir çukura düşmüş, başından yaralanmış (10 Kasım 1950) , iki gün sonra da İstanbul'a gitmiştir. İstanbul'da bir arkadaşının evinde öğle yemeği yerken fenalık geçirmiş, hastaneye kaldırılmıştır (14 Kasım 1950) . Alkol zehirlenmesi teşhisiyle tedavi edilmiş, ancak sonradan beyin kanaması geçirdiği anlaşılmıştır. Aynı gün akşama doğru komaya giren Orhan Veli, geceleyin saat 23.20'de hayata gözlerini yummuştur (14 Kasım 1950) .

    36 yaşında, en verimli çağında ölen Orhan Veli, özgeçmişini, şiirine içselleşmiş olan humour'uyla şöyle özetlemiştir: '1914'te doğdum.1 yaşında kurbağadan korktum.9 yaşında okumaya,10 yaşında yazmaya merak sardım.13'te Oktay Rıfat'ı,16'da Melih Cevdet'i tanıdım.17 yaşında bara gittim.18'de rakıya başladım.19'dan sonra avarelik devrim başlar.20 yaşından sonra da para kazanmasını ve sefalet çekmesini öğrendim.25'te başımdan bir otomobil kazası geçti. Çok aşık oldum. Hiç evlenmedim, şimdi askerim'.

    Yazın Yaşamı

    Orhan Veli'nin edebiyata ilgisi daha ilkokul sıralarında başlamış, lise öğrencisiyken Oktay Rıfat ve Melih Cevdet Anday ile arkadaş olmuş, bu dostluk Türk şiirinde bir dönemin başlangıcını oluşturmuştur. Lise sıralarında öğretmenleri olan Ahmet Hamdi Tanpınar, Rıfkı Melul Meriç, Halil Vedat Fıratlı ve Yahya Saim Sinanoğlu'nun yakın ilgisini görmüştür. Lisede Oktay Rıfat ve Melih Cevdet'le Sesimiz diye bir dergi çıkarmıştır. Orhan Veli, daha ilk okul beşinci sınıfta iken yazmaya başlamış, ilk öyküsü, eski yazıyla yayımlanan Çocuk Dünyası adlı dergide çıkmıştır. Orhan Veli'nin düzyazıdan şiire dönmesinde, kendisinden iki sınıf önde olan Hıfzı Oğuz Bekata'nın etkisi olduğunu bildirmektedir kardeşi Adnan Veli. Kanık'ın ilk şiirleri Nahit Sırrı Örik'in teşvikiyle Varlık dergisinde yayımlanmış, şair bu şiirlerin bazıların Mehmet Ali Sel imzasını kullanmıştır. Kanık, dönemin İnsan, Ses, Gençlik, Küllük, İnkılâpçı Gençlik gibi dergilerinde de yazmıştır (1936-1942) .

    Orhan Veli, Moliere'den Rimbaud'ya La Fontaine'den Musset'ye uzanan bir çok da çeviri yapmıştır.

    (Kaynak: Kültür Bakanlığı)


    ESERLERİ
    Şiir:

    Garip, (1941- O. Rıfat ve M. Cevdet ile birlikte) , Vazgeçemediğim (1945) , Destan Gibi (1946) , Yenisi (1947) , Karşı (1949) , Nasrettin Hoca Hikâyeleri (1949) , Bütün Şiirleri (1951) .

    Düzyazı:

    Nesir Yazıları (1953) , Edebiyat Dünyamız (1975) , Bütün Yazıları (1982- 1. Cilt 'Sanat Edebiyat Dünyamız',2. Cilt 'Bindiğimiz Dal') .

    Çeviri:

    Bir Kapı Ya Açık Durmalı Ya Kapalı (1943- A. De Musset'den) , Scapin'in Dolapları (1944- Moliere'den) , Fransız Şiiri Antolojisi (1947) , W.Shakespeare, Hamlet Ve Venedikli Tüccar (1949- C. Labm'dan - Ş. Erdeniz'le) , Saygılı Yosma (1961- J. P. Sartre'den) , Batıdan Şiirler (1963)

    Anlatamıyorum

    Ağlasam sesimi duyar mısınız,
    Mısralarımda;
    Dokunabilir misiniz,
    Göz yaşlarıma, ellerinizle?

    Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
    Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
    Bu derde düşmeden önce.

    Bir yer var, biliyorum;
    Her şeyi söylemek mümkün;
    Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
    Anlatamıyorum.

    Orhan Veli Kanık

    Bu Şehri Bırakmak

    Bu sehirde yagmur altinda dolasilir
    Limandaki mavnalara bakip
    Sarkilar mirildanilir geceleri.
    Bu sehrin sokaklari coktur,
    Binlerce insan gelir gider sokaklarinda..
    Her aksam cayimi getiren
    Ve bir Beyaz Rus olmasina ragmen
    Hosuma giden garson kadin bu sehirdedir.

    Bu sehirdedir
    Valsler, foksrotlar altinda
    Suman'dan, Bramsdan
    Parcalar caldigi zaman donup
    Bana bakan ihtiyar piyanist.

    Dogdugum koye musteri tasiyan
    Sirket vapurlari bu sehirdedir.
    Hatiralarim bu sehirdedir.
    Sevdiklerim,
    Olmuslerimin mezarlari.

    Bu sehirdedir isim gucum,
    Ekmek param.
    Fakat butun bunlara mukabil
    Yine budur baska bir sehirdeki
    Bir kadin yuzunden
    Biraktigim sehir.

    Macera

    Küçüktüm,küçücüktüm,
    Oltayı attım denize;
    Bir üşüşüverdi balıklar,
    Denizi gördüm.

    Bir uçurtma yaptım,telli duvaklı;
    Kuyruğu ebemkuşağı renginde;
    Bir salıverdim gökyüzüne;
    Gökyüzünü gördüm.

    Büyüdüm işsiz kaldım,aç kaldım;
    Para kazanmak gerekti;
    Girdim insanların içine,
    İnsanları gördüm.

    Ne yardan geçerim, ne serden;
    Ne denizlerden, ne gökyüzünden ama...
    Bırakmıyor son gördüğüm,
    bırakmıyor geçim derdi.

    Oymuş,diyorum,zavallı sairin
    Görüp göreceği

    Kuyruklu Şiir

    Uyuşamayız, yollarımız ayrı;
    Sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi;
    Senin yiyeceğin, kalayli kapta;
    Benimki aslan ağzında;
    Sen aşk rüyası görürsün, ben kemik.

    Ama seninki de kolay değil, kardeşim;
    Kolay değil hani,
    Böyle kuyruk sallamak Tanrının günü.

+ Konu Cevaplama Paneli

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 70
    Son Mesaj: 05-10-09, 02:46
  2. Cevaplar: 306
    Son Mesaj: 14-09-09, 14:33
  3. Cevaplar: 27
    Son Mesaj: 23-05-09, 12:54
  4. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 07-05-09, 11:13
  5. Cevaplar: 1679
    Son Mesaj: 07-08-08, 11:50

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2