Kalabalik içinde yalniz biri, sen.
Yoksun!
Kaybolursun kalabaligin içinde, yok olursun tuhaf bir serseri gibi...
Umursamazsin belki insanlarin üzerine gelmesini. Hatta bazen çok ilginçtir,
kahkahalarinla gülersin komik geldiginden mi bilinmez. Ölümden kaynaklanir belki
de yasayamamaktan doya doya!
Rüyalarinda düsler görsen, rüyalarinda gerçekleri gerçekten hissetsen
kisaca ayaktayken yatsan uykuya, bilinir mi gerçekler? O zaman belki de islak
düsler resimlerde kalir, belki de kalmaz... Bilinmez ki dimi? Ama birseyi çok
iyi bilirsin. Oradasindir! Kalabalik içerisinde yasayan bir serseri. Bazen
birilerinin seni tutmasini, yardim etmesini beklersin düsmeden hemen önce, bazen
de yaklasanlari, sicak davrananlari görür, hisseder; kaç benden dersin. Git!
Uzaklas!
Fisilti gibi gelen merhabalara yeni bir tanesi eklenir ve hâlâ
dimdiksindir , boynu egiklerden degil!
Her sey yolunda dersin, günes yakmaya , insanlar sikistirmaya devam eder.
Bir ara güzellikler parildar ama bazen de söner. Asktir belki bu. Yolda devam
edersin yürümeye ve bir AN..... yollar ayriliverir. Tekrar tut beni dersin, tut
beni! içinde patlamaya hazir balondan bahtiyar, yalanci kimlikleri hayatin ve
kosup kaçmaya baslayan insan, sen!....
Bazen her sey doruk noktasina ulasir ve durursun.. Karsinda birini
farkedersin aniden. Düsünürsün. Hiç yolda olmayan biridir, bir anda kendini
bulursun onun yolunda veya o seni bulmustur senin yolunda. Bir ucunda sen bir
ucunda o. Ortada bulusalim dersin ama ne yol vardir ne de hayatin dogrulari o
anda.
Fisilti bir merhabayla baslar ve elvedayla biter...
Günes yakmaya devam eder. Herseyi çikarir, istenmezleri ativerirsin
üzerinden. Sev beni dersin. Sev beni, hiç kaçirmadan gözlerini sev beni. Anla
beni dersin. Günesin yakisini , ayçiçeklerinin boyunlarini günese çevirmelerini
izlersin... Kirilmayi hak etmedim ben dersin. Kirilmamaliyim!
ama....
Bu kalabalik içerisinde senin gibi olan biri daha vardir, gözlerini senden
hiç ama hiç kaçirmayan biri. Önce göremezsin onu. Ya da görürsün ama dikkat
etmezsin. Sonra düsünürsün. Kalabaligin içinde yalniz bir serseri dersin ona,
belki de lüzumsuz biri. Gelisimi anlayamazsin, degisimi oldugu gibi... ama
kimbilir belki de anlarsin... iste o zaman akliselim gezmeye gitmistir.
bilemezsin ki.. Anlayamazsin onu. Anlayamazsin onun hissettiklerini, ya da
anlarsin ama tahmin edemezsin, kendi hissettiklerini.
Sev beni diyeni anlayamazsin, seni sevmeyeni anlayamadigin gibi.
Kalabaligi olusturan tüm yalnizlar hep bir araya gelir, monotonluk artik
yok derler! Yarinlardan, geleceklerden bahsederler, güzelliklerden bahsederler.
Haykirirlar. Söylenenler, bilgiler, sevgiyle eyleme dönüsür. Zaten öyle degil
midir? Bilgiler eyleme sevgiyle dönüsmedigi sürece sifirdirlar.
Günesin, aydinligin bu büyük zaferinden karanlik korkar, kaçar gider baska
karanliklara. Tutulamaz sensizligin mahçuplugu. Sessizlik rahatsiz eder, kendini
zavalli, suçlu hissedersin belki de... dayanamazsin mantigin direnisine ve iste
o an! Düsledigin andir belki de...



LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı
ben seni hiç hatırlamıyom, gördüğümde nasıl taniiicaaaaam











Paylaş